Uzun namlulu infaz: Veysi Çevik cinayetinde 11 yıl sonra çarpıcı itiraf
2015’te Diyarbakır’da öldürülen Veysi Çevik’in dosyası 2026’da yeniden ele alındı. İkinci duruşmada tanık Sıdıka K., arazi satışından kaynaklanan anlaşmazlık nedeniyle sanıklar hakkında gerçeğe aykırı ifade verdiklerini söyledi.
Veysi Çevik, 29 Ağustos 2015’te Diyarbakır-Bingöl kara yolu kenarındaki arazide, Sur ilçesi Bağpınar Mahallesi Üçyol mevkisinde uzun namlulu silahla öldürüldü. Cinayete ilişkin soruşturma 2026’da yeniden ele alındı. İl Jandarma Komutanlığı Jandarma Suç Araştırma Timleri (JASAT), Kriminal Şube ve İstihbarat Şube müdürlükleri ile İlçe Jandarma Komutanlığı personelinden oluşan özel ekip çalışma yürüttü. Ekip, JABS, PARS, Dedektif, PTS, HTS, İ2 ve daraltılmış baz analizleriyle elde edilen teknik verileri inceledi, ifade tutanaklarını değerlendirdi.
Olay yerinde elde edilen bulgulara ilişkin inceleme raporları doğrultusunda aynı aileden Mehmet, Sedat, Mustafa, Aydın, Rauf ve Mahmut K. tespit edildi. Gözaltına alınan altı şüpheli 19 Ocak’ta tutuklanarak Diyarbakır Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’na gönderildi. Sanıklar hakkında “Tasarlayarak kasten öldürme” ve “Ruhsatsız ateşli silahlarla mermileri satın alma, taşıma veya bulundurma” suçlarından dava açıldı. İddianamede ağırlaştırılmış müebbet ile 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezası istendi. Dava Diyarbakır 7’nci Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülüyor.
Davanın 8 Haziran’da görülen ilk duruşmasında mahkeme heyeti, HTS kayıtlarına göre köylerinde oldukları belirlenen Rauf K. ve Mahmut K.’nin tutuksuz yargılanmak üzere tahliyesine karar verdi. İkinci duruşmaya Veysi Çevik’in annesi Kini Çevik, taraf avukatları, tanıklar ile tutuklu ve tutuksuz sanıklar katıldı. Kini Çevik, oğlu öldüğü sırada olay yerinde olmadığını belirterek sanıklar hakkındaki şikâyetinin sürdüğünü söyledi.
Soruşturma sırasında avukat eşliğinde verdiği ifadede cinayetin kendisi ile Veysi arasındaki ilişki dedikodusundan kaynaklandığını söyleyen tanık Sıdıka K., duruşmada önceki beyanını değiştirdi. SEGBİS aracılığıyla duruşmaya bağlanan Sıdıka K., arazi satışından doğan para anlaşmazlığı nedeniyle sanıklar hakkında gerçeğe aykırı ifadeler verdiklerini anlattı. Sanıkların üçü, eşi Seyhan K.’nın ağabeyiydi.
Sıdıka K., köyde geçimlerini sağlayamadıkları için arazilerini satıp İzmir’e gittiklerini, eşinin kardeşlerinin kendisini kandırarak tapuyu aldıktan sonra parayı ödemediğini söyledi. Bu nedenle aralarında tartışma ve kavgalar yaşandığını belirten Sıdıka K., İzmir’e taşındıktan sonra paranın ödenmeyeceğini anlayınca, ödeme yapmalarını sağlamak için sanıkları faili meçhul cinayetle ilişkiliymiş gibi gösterip ifadeleri kurguladıklarını ifade etti. “İşin bu boyuta geleceğini tahmin edemedik” diyen Sıdıka K., sattıkları tarlaların parasının hâlâ ödenmediğini ve bu nedenle söz konusu kişilerden şikâyetçi olduğunu da söyledi.
Seyhan K. de eşinin beyanlarını doğruladı. Arazi parasını alabilmek için mevcut durumdan faydalanarak kurgu yaptıklarını kabul eden Seyhan K., parasını hâlâ istediğini ve bu konuda şikâyetlerinin sürdüğünü belirtti. Bununla birlikte sanıkların bu olayda suçu işlediklerine ihtimal vermediğini söyledi.
Duruşmada dinlenen tanık Mevlüt M., olay yerine ilk giden kişinin kendisi olduğunu anlattı. Yol üzerinde bir tesisi bulunduğunu, buradan olay yerinin görünmediğini ancak seslerin duyulduğunu ve silah sesi işittiğini belirten Mevlüt M., olay köylerine yakın olduğu için amcasıyla başkaları arasında bir olay yaşandığını düşünerek bölgeye gittiğini söyledi. Traktörün şarampole yuvarlandığını, Veysi Çevik’i traktörden 400 metre uzakta, tarlada yerde yatarken gördüğünü ve öldüğünün belli olduğunu ifade etti. O sırada karakolu ve 112’yi aradığını, olay yerine gittiğinde kimsenin bulunmadığını kaydeden Mevlüt M., Veysi’nin amcalarından birinin şoförü olduğunu ve başka bir şey bilmediğini dile getirdi.
Tanık Abdurrahman Y. ise olay sırasında Veysi’yi maskeli iki kişinin kovaladığını, bir kişinin de yol kenarındaki araçta beklediğini söyledi. Olayın üzerinden uzun zaman geçtiğini belirten Abdurrahman Y., daha önce iki kez ifade verdiğini ve o dönemki beyanını tekrarladığını kaydetti. Tam hatırlamadığını söyleyerek üç kişi gördüğünü, yüzlerinin maskeli ve seyir hâlinde olduklarını anlattı. Birinin elinde uzun namlulu silah, diğerinde de silah bulunduğunu belirten tanık, kişilerden birinin arabada olmuş olabileceğini ekledi. Kamyonetiyle madeni yağ taşıdığını ve saatte 80 kilometre hızla ilerlediği için maskeli kişileri görebildiğini söyledi.
Cumhuriyet savcısı sanıkların tutukluluk hâllerinin devamını talep etti. Sanık avukatlarından Mahir Akbilek ise müvekkilinin tutukluluk durumunun yeniden değerlendirilmesini istedi. Seyhan ve Sıdıka K. çiftinin sanıklara neden suç atfı niteliğinde ithamlarda bulunduklarını ikrar ettiğini belirten Akbilek, maktulün annesi ve eşinin gerçek fail ya da faillerin kim olduğunu hâlâ bilmediğini söyledi.
Dosyadaki analiz raporu ile daraltılmış baz raporunun mahkemeyi yanılttığını savunan Akbilek, raporun denetlenmesi için TÜBİTAK’a müzekkere yazılmasını talep etti. Faili meçhul cinayetlerin aydınlatılmasının önemli olduğunu ancak yeterli delil bulunmadan olayla ilgisiz kişilerin cezalandırılmasının haksızlık olacağını ifade etti. Mahkeme başkanı, Cumhuriyet savcısının varsa tevsi tahkikat, yoksa esas hakkındaki mütalaasını sunması ve duruşmaya gelmeyen bir tanığın zorla getirilerek ifadesinin alınması için davayı 15 Aralık’a erteledi.
Kaynak: Haber Merkezi

