“Yenidoğan çetesi” davasında 48. duruşma başladı
İstanbul’da 10’u tutuklu 62 sanığın yargılandığı davanın 48. duruşması başladı. Duruşmada, tutuklu sanık doktor Fırat Sarı’nın beyanları alınıyor.
Bebek acil hastalarının, anlaşıldığı öne sürülen özel hastanelerin yenidoğan ünitelerine sevk edilerek ölümlerine neden olunduğu ve bu yolla haksız kazanç sağlandığı iddiasıyla açılan davada 48. duruşma başladı. İstanbul’da görülen davada 10’u tutuklu toplam 62 sanık yargılanıyor.
Bakırköy 22. Ağır Ceza Mahkemesinin adliyenin konferans salonunda yaptığı duruşmaya, suç örgütünün elebaşı olduğu iddia edilen tutuklu doktor Fırat Sarı, bazı tutuksuz sanıklar ve tarafların avukatları katıldı. Tutuklu sanıkların bir bölümü ise duruşmaya Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) üzerinden bağlandı. Duruşma, söz verilen Fırat Sarı’nın beyanlarının alınmasıyla devam ediyor.
Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan 1399 sayfalık iddianamede, Fırat Sarı’nın elebaşı olduğu belirtilen örgütün sevk ve idaresinde doktor İlker Gönen ile 112 Acil Çağrı Merkezi’nde ambulans şoförü olarak görev yapan Gıyasettin Mert Özdemir’in bulunduğu kaydediliyor. İddianameye göre örgütün temel amacı, işletmesini devraldığı yenidoğan yoğun bakım ünitelerinin 112 sevk sistemini devre dışı bırakıp bu üniteleri doldurmak ve hastaların basamaklarıyla oynayarak Sosyal Güvenlik Kurumundan (SGK) en yüksek tutarda ödeme almak.
İddianamede, sanıkların hasta bebeklerin sağlık durumunu gerçekte olduğundan daha ağır gösterdiği ve hastanede kalış sürelerini olması gerekenden uzun tuttuğu ileri sürülüyor. Bu yolla SGK’den yüksek ücret tahsil edildiği, bazı hasta yakınlarından da fazla para alındığı aktarılıyor. Bebeklerin uygun sağlık hizmeti alabilecekleri hastanelere yönlendirilmek yerine sanıkların belirlediği ve örgüt açısından kârlı görülen hastanelere yatırıldığı belirtiliyor. Elde edilen kârın büyük bölümünün, sağlık çalışanı olan örgüt üyesi sanıklarla paylaşıldığı ifade ediliyor. İddianamede sanıkların önceliğinin bebeklerin sağlık durumunu iyileştirmek değil, maddi kazancı en üst düzeye çıkarmak olduğu da yer alıyor.
Fırat Sarı ve İlker Gönen hakkında, 10 bebeğin ölümü nedeniyle “kasten öldürmenin ihmali davranışla işlenmesi”, “nitelikli dolandırıcılık” ve “suç işlemek amacıyla örgüt kurmak” suçlarından 10’ar kez; “resmi belgede sahtecilik” suçundan ise 11’er kez ceza uygulanması talep ediliyor. İddianamede bu iki sanık için toplam 177 yıl altışar aydan 582 yıl dokuzar aya kadar hapis cezası isteniyor.
Gıyasettin Mert Özdemir’in “kasten öldürmenin ihmali davranışla işlenmesi”, “kişisel verilerin hukuka aykırı ele geçirilmesi”, “kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık”, “suç işlemek amacıyla örgüt kurma” ve “resmi belgede sahtecilik” suçlarından 180 yıldan 589 yıl 9 aya kadar hapisle cezalandırılması öngörülüyor. İddianamede, 8’i kadın olmak üzere 44 sanık hakkında da benzer suçlardan hapis cezaları öngörülüyor.
Soruşturma kapsamında İstanbul’daki 9, Tekirdağ’ın Çorlu ilçesindeki 1 hastanenin ruhsatı iptal edilmişti. Bu hastanelerde tedavi gören bebekler ve hastalar ambulanslarla kamu hastanelerine sevk edilmişti. Soruşturmayı yürüten Büyükçekmece Cumhuriyet Savcısı Yavuz Engin’i makamında ölümle tehdit eden kişiler de tutuklanmıştı. Davanın sanıklarından İlker Gönen ise Antalya’da tutuklu bulunduğu cezaevinde 1 Şubat 2025’te intihar etmişti.
Dosyanın yargılama sürecinde, Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığınca Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığının fezlekesi doğrultusunda hazırlanan 57 sayfalık ayrı iddianame ana davayla birleştirildi. Bu iddianamede 13 kişi sanık, SGK ise suçtan zarar gören olarak gösterildi. Firari hemşire Serenay Şenkalaycı iki dosyada da sanık olarak yer aldı.
Mahkeme heyeti, cumhuriyet savcısını tehdit eden sanık Mustafa Kemal Zengin’in dosyasını ayırdı, hayatını kaybeden İlker Gönen’in dosyasını ise düşürdü. Bu aşamada sanık sayısı 57 oldu. İki iddianamenin birleştirilmesiyle davada yargılananların sayısı 63’e çıktı; sanık Cafer Akdur’un dosyasının ayrılması üzerine sayı 62’ye indi.
Kaynak: Haber Merkezi

