BES fonları çok katmanlı denetim sistemiyle güvence altında
Türkiye Sigorta Hazine ve Emeklilik Operasyonları Genel Müdür Yardımcısı Gürol Sami Özer, BES’te fon varlıklarının yasal sınırlamalar, bağımsız saklama ve çok katmanlı denetimle korunduğunu belirtti. TRT Haber’in 11:43’te yayımladığı haberde, sistemin toplam fon büyüklüğünün 2,5 trilyon lirayı aştığı bilgisi de paylaşıldı.
Bireysel Emeklilik Sistemi (BES) ve emeklilik fonlarına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Gürol Sami Özer, sistemin 2003’ten bu yana düzenli tasarruf kültürünü profesyonel portföy yönetimi ve sermaye piyasası disipliniyle buluşturarak milyonlarca vatandaşın geleceğe güvenle bakmasını sağladığını söyledi. Türkiye Hayat Emeklilik olarak farklı getiri beklentilerine ve risk profillerine göre fon seçenekleri sunduklarını belirten Özer, katılımcıların uzun vadeli birikimlerinin reel büyüme hedefleri doğrultusunda değerlendirildiğini aktardı.
Özer’e göre düzenli katkı paylarıyla oluşturulan birikimler ve yüzde 20 devlet katkısı, BES’in tasarruf tabanını genişleten unsurlar arasında yer alıyor. Devlet katkısının uzun vadeli birikim motivasyonunu artıran stratejik bir kazanım olduğunu belirten Özer, katılımcıların fon dağılımlarını yılda 12 kez değiştirme hakkı bulunduğunu hatırlattı. Bu imkânın, değişen piyasa koşullarında tasarrufların dinamik biçimde yönetilmesine imkân verdiğini kaydeden Özer, fon dağılımı değişikliğinin operasyonel olarak katılımcı tercihleri doğrultusunda farklı şekillerde uygulanabildiğini söyledi.
Anne ve babaların 18 yaşını doldurmamış çocukları adına BES sözleşmesi açabildiğini de belirten Özer, çocukların piyasaların getiri potansiyelinden yararlanabildiğini bildirdi. Her çocuk için ayrı ayrı tanımlanan yüzde 20 devlet katkısının da bu sözleşmeler kapsamında sunulan avantajlardan olduğunu ifade etti.
BES’te fonlar arasında geçiş yapılırken sistem içinde kalınan süre boyunca stopaj kesintisi uygulanmadığını vurgulayan Özer, klasik yatırım araçlarında ve menkul kıymet yatırım fonlarında kâr realizasyonu yapıldığında, vadeli mevduatta ise her vade yenilemesinde anlık stopaj kesintisi yapıldığını belirtti. BES’te fon değişikliği sırasında elde edilen getirinin tamamı vergi kesintisine uğramadan yeni fona aktarılıyor. Böylece vergilendirilmeyen kazanç getiri üretmeyi sürdürüyor ve bileşik getiri etkisi artıyor. Stopaj, yalnızca sistemden ayrılma aşamasında ve elde edilen toplam getiri üzerinden kademeli olarak uygulanıyor. Özer, bu yapının sistemde uzun vadeli kalan tasarruf sahiplerine maliyet avantajı sağlayan benzersiz bir vergi teşviki olduğunu dile getirdi.
BES’in yasal güvencelerine ve fon portföylerindeki sınırlamalara değinen Özer, katılımcıların hak ve birikimlerini her türlü kurumsal ve finansal riskten izole eden çok katmanlı bir yasal mimari bulunduğunu söyledi. İlgili yönetmelik başta olmak üzere sermaye piyasası mevzuatı kapsamında fon varlıklarının yönetiminde katı risk dağıtım kuralları uygulanıyor. Devlet iç ve dış borçlanma senetleri hariç, tek bir ihraççının para ve sermaye piyasası araçlarına fon portföyünün yüzde 10’undan fazlası yatırılmıyor. Portföyün yüzde 5’inden fazlasını oluşturan ihraççıların toplam payı da portföy büyüklüğünün yüzde 40’ını aşamıyor. Borsa dışı türev araç ve para piyasası işlemlerinde karşı taraf riski yasal tavanlarla sınırlandırılarak fonun likiditesine ve iflas riskine karşı koruma kalkanı oluşturuluyor. Hisse senedi, borçlanma aracı veya kıymetli maden gibi unvanına uygun fonlarda ise portföy değerinin en az yüzde 80’inin ilgili ana varlık grubunda tutulması zorunlu. Özer, bu sınırların piyasa dalgalanmalarında portföylerin tek bir kurumun ya da enstrümanın finansal kırılganlığına maruz kalmasını önlediğini ve riskin tabana yayılmasını garanti altına aldığını belirtti.
Türkiye Sigorta Hazine ve Emeklilik Operasyonları Genel Müdür Yardımcısı Özer, birikimlerin güvenliğiyle fiyat dalgalanmalarından kaynaklanan piyasa riskinin birbirinden ayrı değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı. Katılımcıların birikimleri, kurucu şirketin bilançosundan ve malvarlığından tamamen ayrı olan BES fonlarında yönetiliyor. Emeklilik şirketinin borçları, iflası veya tasfiyesi durumunda fon malvarlığına haciz konulamıyor, rehin edilemiyor ve iflas masasına dahil edilemiyor. Emeklilik şirketi, portföy yönetim şirketi ve saklama kuruluşunun rolleri birbirinden bağımsız. Özer, katılımcılara ait fon paylarının merkezi saklama kuruluşu Takasbank nezdinde katılımcı bazında saklandığını aktardı.
Katılımcılar, adlarına kayıtlı fon paylarını ve birikim tutarlarını kurumlarının dijital kanallarından, Takasbank Bireysel Bilgilendirme Sistemi’nden, EGM Mobil’den ve e-Devlet üzerinden anlık ve şeffaf biçimde takip edebiliyor. Özer, klasik yatırım fonlarının münhasıran SPK denetiminde faaliyet gösterdiğini; emeklilik yatırım fonlarının ise SPK’nin yanı sıra SEDDK, Takasbank ve EGM’nin eş zamanlı devrede olduğu çok katmanlı bir çifte denetim ağıyla korunduğunu söyledi. EGM bünyesindeki Fon Gözetim Platformu fon işlemlerinin mevzuata uygunluğunu izlerken, Fon Performans Değerlendirme Sistemi fonların yönetim etkinliğini kesintisiz biçimde takip ediyor.
Hisse senedi, kıymetli maden veya değişken fonlarda piyasa koşullarına bağlı olarak günlük değer kazanımları ve dönemsel düzeltmeler yaşanabileceğini belirten Özer, fon birim pay fiyatlarındaki hareketlerin finansal piyasaların olağan getiri ve risk dengesi olduğunu ifade etti. Fiyatların gerilediği dönemlerde düzenli katkı payı yatıran katılımcıların aynı tutarla daha fazla fon payı alabileceğini ve bunun “maliyet ortalaması” avantajı sunduğunu kaydetti. Özer, kamu güvencesi disipliniyle hareket eden kurumlarının hazine ve fon operasyonlarında günlük fiyatlamaların ötesine geçerek uzun vadeli bileşik ve reel getiriyi hedeflediğini söyledi. 1 Ekim tarihli konsolide verilere göre BES’in toplam fon büyüklüğü 2,5 trilyon lirayı aştı. Özer, bu büyüklüğün sistemin hanehalkı tasarrufları ve makroekonomik istikrar açısından üstlendiği lokomotif rolü teyit ettiğini belirtti.
Kaynak: Haber Merkezi

