Elektrikli otomobiller petrol faturasını azalttı: 49 ülkede satış payı rekoru
Ember’in 14 Ekim’de yayımladığı analize göre elektrikli otomobiller, mart-ağustos döneminde petrol ithal eden ülkelerde yaklaşık 200 milyon varillik ham petrol talebini devre dışı bırakarak ham petrol ithalatı faturasını 20 milyar dolar azalttı. İncelenen 56 ülkenin 49’unda, 2026 itibarıyla tam elektrikli otomobillerin satış payı rekor düzeye çıktı.
Ember’in 14 Ekim’de yayımladığı analiz, elektrikli otomobillerin petrol ithalatı üzerindeki etkisinin büyüdüğüne işaret etti. Araştırmaya göre mart-ağustos arasındaki altı ayda petrol ithal eden ülkelerde yaklaşık 200 milyon varillik ham petrol talebi devre dışı kaldı. Bu miktarın ham petrol ithalatı faturası karşılığı 20 milyar dolara ulaştı.
Küresel petrol arzındaki sıkışma ve yüksek fiyat baskısı, elektrikli araçlara yeni bir ekonomik anlam kazandırıyor. Dönüşüm artık yalnızca emisyonları azaltma hedefiyle değil, ithal petrol giderini hafifletme ve dışa bağımlılığı azaltma yönüyle de değerlendiriliyor. Yükselen petrol fiyatları ve arz riskleri, elektrikli otomobillerin sağladığı tasarrufu daha görünür hale getiriyor.
Ember’in hesaplamasında 20 milyar dolarlık toplam etkinin 16,5 milyar doları tam elektrikli otomobillerden kaynaklandı. Kalan bölüm şarj edilebilir hibrit araçların katkısıyla oluştu. Tam elektrikli modeller akaryakıt kullanımını daha keskin biçimde azaltırken, şarj edilebilir hibritler de petrol tüketimini düşürüyor; ancak içten yanmalı motor kullandıkları için etkileri daha sınırlı kalıyor.
Ülkeler arasındaki toplam tasarrufta Çin ilk sırada yer aldı. Elektrikli otomobil filosunun büyüklüğü sayesinde Çin, altı ayda yaklaşık 14 milyar dolarlık ham petrol ithalatını ikame etti. Bu miktar, araştırmada hesaplanan toplam tasarrufun açık ara en büyük bölümünü oluşturdu. Çin örneği, elektrikli araç pazarına erken ve büyük ölçekte yapılan yatırımın enerji maliyetlerine karşı nasıl koruma sağlayabildiğini de ortaya koydu.
Avrupa Birliği ülkeleri aynı dönemde toplam 3,1 milyar dolarlık petrol ikamesi sağladı. Birlik içinde en büyük katkı Almanya ve Fransa’dan geldi. Bu tablo, elektrikli otomobil dönüşümünün enerji ithalatı bakımından da önem taşıdığını gösteriyor; akaryakıt maliyetleri yükseldiğinde sağlanan ikame daha belirgin hale geliyor.
Araştırma, mevcut filonun yanı sıra satışlardaki değişimi de inceledi. Ember’in takip ettiği 56 ülkenin 49’unda, 2026 itibarıyla tam elektrikli otomobillerin satış payı rekor seviyeye çıktı. Bu sonuç, dönüşümün birkaç büyük ekonomiyle sınırlı kalmadığını ve talebin yeni pazarlara yayıldığını gösteriyor. Enerji güvenliği konusu da otomotiv pazarında daha güçlü biçimde gündeme geliyor.
ABD’nin satışlardaki konumu da araştırmanın öne çıkan bulguları arasında yer aldı. Ember’e göre Hindistan, Brezilya, İtalya, Malezya ve Yeni Zelanda’nın da bulunduğu 15 ülke, 2026’da tam elektrikli otomobil satış payında ABD’yi geride bıraktı. Haberde bu değişim, pazarın ağırlık merkezinin yalnızca geleneksel gelişmiş ekonomilerde kalmadığının göstergesi olarak ele alınıyor.
ABD’de tam elektrikli otomobiller, 2026’nın ilk sekiz ayında hafif araç satışlarının yüzde 6’sını oluşturdu. Araştırma, ABD’yi büyüme ivmesinin zayıfladığı pazarlardan biri olarak tanımlıyor. Desteklerin zayıfladığı yerlerde elektrikli araç dönüşümü hız kesebilirken yükselen pazarlarda ivmenin arttığı belirtiliyor.
Danimarka ise toplam tasarruf tutarından farklı bir ölçütle öne çıktı. Ember’e göre ülkedeki elektrikli otomobil filosunun yıllık ikame etkisi, Danimarka’nın toplam petrol tüketiminin yüzde 13’üne denk geliyor. Bu örnek, küçük ölçekli bir ekonomide de elektrikli araçların enerji ithalatı üzerindeki etkisinin büyüyebileceğini gösteriyor.
Türkiye gibi enerji ithal eden ülkeler açısından araştırmanın genel sonucu, elektrikli araç parkı büyüdükçe akaryakıt ithalatına duyarlılığın azalabileceği ve dış şokların etkisinin sınırlanabileceği yönünde. Çalışmada Türkiye’ye özel bir ülke sıralaması ya da tasarruf hesabı bulunmuyor. Ember’in ortaya koyduğu genel tablo, elektrikli otomobillerin enerji dönüşümünün yanı sıra petrol faturası üzerinde de doğrudan etki yaratmaya başladığını gösteriyor.
Kaynak: Haber Merkezi

