Türkiye'de Saat 14.00 Bekleyişi: Döviz ve Borsada Hareketlilik Yaşanabilir
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), yılın yedinci faiz kararını saat 14.00'te gerekçesiyle birlikte açıklayacak. Ekonomistlerin ve uluslararası bankaların ağırlıklı beklentisi, politika faizinin 100 baz puan indirilerek yüzde 36'ya çekilmesi yönünde. Faiz kararının döviz kurları ve Borsa İstanbul üzerindeki olası etkileri, farklı senaryolar üzerinden değerlendiriliyor.
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), yılın yedinci faiz kararını bugün açıklayacak. Fatih Karahan başkanlığındaki Para Politikası Kurulu (PPK), politika faizine ilişkin kararını gerekçesiyle birlikte saat 14.00'te kamuoyuna duyuracak. Karar öncesinde ekonomistlerin beklenti anketleri ve uluslararası bankaların değerlendirmeleri, faiz indirimi ihtimalinin öne çıktığını gösteriyor.
**Piyasalarda yüzde 36 beklentisi öne çıkıyor**
Beklenti anketine katılan ekonomistler, politika faizinin 100 baz puan düşürülerek yüzde 36 seviyesine çekilmesini bekliyor. Uluslararası bankaların değerlendirmeleri de ağırlıklı olarak aynı yönde şekilleniyor. Bununla birlikte bazı kuruluşlar, enflasyon beklentilerindeki katılık nedeniyle faizin mevcut seviyesinde tutulabileceğini öngörüyor.
Merkez Bankası, eylül ayındaki son Para Politikası Kurulu toplantısında bir hafta vadeli repo ihale faiz oranını yüzde 37 seviyesinde sabit bırakmıştı. Bugün beklenen 100 baz puanlık indirimin gerçekleşmesi halinde TCMB, ocak ayından bu yana ilk kez faiz indirmiş olacak.
**Faiz indirimi döviz ve borsayı nasıl etkileyebilir?**
Olası bir faiz indirimi, Türk lirası varlıkların getirisini göreceli olarak azaltabileceği için döviz kurları üzerinde yukarı yönlü baskı oluşturabilir. Borsa İstanbul tarafında ise borçlanma maliyetlerinin düşmesi ve para politikasının gevşeyeceği beklentisi, şirket değerlemelerini destekleyerek hisse senedi piyasasına olumlu yansıyabilir.
Ancak faiz indirimlerinin sınırlı tutulması ve karar metninde sıkı para politikası duruşuna ilişkin vurguların korunması halinde borsadaki yükselişin belirli sektörlerle sınırlı kalabileceği değerlendiriliyor. Yüksek enflasyon beklentilerinin devam etmesi, jeopolitik riskler ve iç siyasi gelişmeler de döviz talebini canlı tutabilir. Bu koşulların piyasalardaki oynaklığın önümüzdeki dönemde sürmesine yol açabileceği belirtiliyor.
**Faizin yüzde 37'de tutulması ihtimali**
Merkez Bankasının politika faizini yüzde 37 seviyesinde sabit bırakması halinde, sıkı para politikasının kararlılıkla sürdürüldüğü mesajı verilebilir. Böyle bir kararın Türk lirası varlıklara duyulan güveni pekiştirebileceği ifade ediliyor. Bu senaryoda döviz kurlarındaki yukarı yönlü baskının hafiflemesi ve kurların yatay bir seyir izlemesi mümkün olabilir.
Buna karşılık yüksek faiz ortamının borçlanma maliyetleri üzerindeki yükü devam edeceğinden Borsa İstanbul'da kısa vadeli kâr satışları görülebilir. Dolayısıyla faizin sabit tutulması, döviz ve hisse senedi piyasalarında farklı etkiler yaratabilecek bir senaryo olarak öne çıkıyor.
**Faiz artışı halinde farklı bir tablo oluşabilir**
Politika faizinin sürpriz biçimde artırılması durumunda Türk lirasının cazibesi ve reel getirisinin belirgin şekilde artabileceği belirtiliyor. Böyle bir gelişme, döviz kurlarında hızlı bir gerilemeye ve Türk lirasında değer kazancına yol açabilir. Ancak finansman maliyetlerinin yükselmesi, şirket kârlılıkları ve ekonomik büyüme üzerinde baskı oluşturabilir. Bu beklenti nedeniyle borsada sert satış baskısı hissedilebilir.
TCMB'nin hangi kararı alacağının yanı sıra karar metninde enflasyon ve sıkılaşma konusunda verilecek mesajlar da önem taşıyor. Faiz indirimi, faizin sabit tutulması veya artırılması senaryolarında bu vurguların piyasaların orta vadeli yönünü belirlemede kritik rol oynayacağı değerlendiriliyor. Haberde yer alan değerlendirmelerin yatırım tavsiyesi niteliği taşımadığı belirtiliyor.
Kaynak: Haber Merkezi

