Solakoğlu, “Çankırı, su ve üretim problemlerinin olduğu bir ilimiz”
CHP Tarım ve Orman Politikaları Kurulu Başkanı Sencer Solakoğlu, bir dizi incelemelerde bulunmak üzere dün ilimize geldi.
“İktidara yürüyüşümüzün İç Anadolu’sunun belki en önemli illerinden bir tanesindeyiz” diyen Solakoğlu, “Çankırı birçok anlamda Türkiye’nin, İç Anadolu’nun büyük bir alanını da aslında temsil ediyor. Hem su problemlerinin olduğu, hem üretim problemlerinin olduğu bir ilimiz. Ben her şeyden önce Cumhuriyet Halk Partisi’nin Gölge Tarım Bakanı olarak şunu söylemek istiyorum: Ben bir üreticiyim” dedi.
Ülke genelinde bir çok konuda olduğu gibi tarım konusunda da sorunların yaşandığını aktaran Solakoğlu, üreticinin emeğinin karşılığını alamadığını ve ciddi belirsizliklerin yaşandığını dile getirdi.
Hayvancılık konusunda dünyanın en büyük ithalatçısını konumuna gelindiğini aktaran Solakoğlu, yaşanan bu sorunların işi bilmeyen ve liyakatsiz kişilerin tarım gibi önemli bir konuyu bu duruma getirdiğini aktardı.
Yasak ve ithalat politikaları yüzünden üretimin gittikçe azaldığını da aktaran Solakoğlu, “Biz gıda egemenliğimize sahip çıkmak zorundayız. Türkiye gıda konusunda, özellikle temel gıda konusunda asla ve kata hiçbir zaman ithalat bazlı bir politikayı onay vermemeli. Ateş çemberinin içerisindeyiz, her tarafta savaş var. Dünyayı yöneten son derece öngörülemez politikacılar Türkiye’nin bugün her zamankinden daha güçlü olmasını gerektiriyor. Ve bu tarım politikaları ve mevcut yönetimle bu mümkün değil. Biz geliyoruz, biz bunu değiştireceğiz. Şurada bir buçuk sene kaldı aşağı yukarı. Bir buçuk sene sonra üretim odaklı, sonuç odaklı veya çıkan palyatif çözümlerle değil, kökünden üreterek enflasyonu düşürdüğümüz; daha fazla üreterek fiyatları daha makul seviyeye getirdiğimiz ama aynı zamanda da planlayarak da çiftçinin de tüketicinin de karlı çıktığı bir sistemi kurmaya geliyoruz” dedi.
Basın mensuplarının sorularını da cevaplayan Solakoğlu, “Çankırı aslında Türkiye’nin geneline baktığınız zaman çok ayrışmıyor. İç Anadolu’nun genelinden ayrışmıyor. Yani makarna ihracatının yoğun olduğu ama makarna üzerine baktığınız zaman ne yazık ki bir fiyaskoyla karşı karşıyayız. Şöyle fiyaskoyla karşı karşıyayız; bugün İtalya’nın 1600 Euro’ya sattığı makarnayı biz 700-800 Eurolardan üçüncü dünya ülkelerine ancak ihracatını yapabiliyoruz. Yani bir markalaşmanın asla konuşulmadığı, kooperatifleşmenin asla başarılı olamadığı ve daha çok fasonculuk ve sürümden kazanmaya çalışan bir Türkiye ile karşı karşıyayız” dedi.
Sulu tarım ve bilinçli tarımın önemine de değinen Solakoğlu, “Sulu tarımın yapılamadığı, özellikle buğday, arpa, yulaf üretimine baktığınız zaman sayıların hep aşağı yukarı aynı kaldığını göreceksiniz. Dolayısıyla burada hani bir büyüme, Çankırı’nın kendisine baktığınız nüfus olarak da baktığınız zaman bir büyümenin olmadığını, gençleşemediğini ve yaşlandığını göreceksiniz kırsaldaki üreticinin. Yani bu Çankırı meselesi değil, bu bir Türkiye Cumhuriyeti meselesi. Bu Bursa’da da aynı, Çankırı’da da aynı, Aksaray’da da aynı. Dolayısıyla tuz var şu anda bakıldığı zaman ama hiçbir zaman bir ülkenin toprak altı, yer altı kaynakları bir ülkenin zenginliği anlamına gelmez. Yani bugün doğalgaz bulmanız veya petrol bulmanız veya elmas bulmanız veya altın bulmanız çok iyi bir şey olsaydı, Afrika’da bu kadar yer altı madeni olan ülkelerin hepsi muazzam kalkınmış olurlardı” dedi
Türk tarımının sömürüldüğünü belirten Solakoğlu, “Türkiye’nin sadece yer altı değil, yer üstü de öyle. Yani bugün madenlerimizin çok büyük bir kısmı Türk madencilerinin değil. Tabii ki Türkiye Cumhuriyeti bundan bir gelir elde ediyor ama bugün iktisadi olarak geldiğimiz yere baktığımız zaman ne yazık ki biz bu gelirlerin nereye gittiğini tam olarak şeffaf olarak görememekle beraber, çok derin bir ekonomik krizin içerisindeyiz. Vatandaş olarak da bunu yaşıyoruz. Bugün Türkiye gibi büyük bir toprağı olan ülkenin böyle büyük bir enflasyon karşısında, yani gıda enflasyonu yaşıyor olması gerçekten üretim değil finansal enstrümanlarla kontrol edilmeye çalışılan bir enflasyon politikası kaynaklıdır. Biz üretimi her geçen gün azaltıp, her geçen gün daha fazla yurt dışına bağımlı olup, ithalatın da sınırları olduğu için iç piyasadaki bir talep oynaklığından sığlaşmış olan üretimde anlık talep artış ve düşüşlerine göre fiyatların çok volatil olduğunu, çok yükseldiğini ve çok alçaldığını görüyoruz” dedi
Tarımın dengeli ve bilinçli olarak yapılması gerektiğini ifade eden Solakoğlu, “Bu sene fiyatı tavan yapan bir ürün ertesi sene sokaklara dökülüyor. Türk tarımının ve gıda enflasyonuna en büyük etkisi aslında plansızlık. Yani ben bu sene kahve dedikodusunda eğer domatesin çok para edeceğine duyduysam, Facebook’tan da bunun iletişimi bana kurulduysa, ben muhtemelen benim gibi on binlerce çiftçi gibi bir anda domates ekeceğim. Halbuki diğer ürünlerin de ekilmesi gerekirken tüm çiftçiler bir ürüne yoğunlaştığı zaman diğer ürünler ekilmediği için ekilmeyen ürünlerin fiyatları afaki artarken çok ekilen ürünlerin afaki düşüyor. O toplanamayan ürünler çiftçiye zarar ettiği gibi ekilmeyen ürünlerinde fiyatı çok artığı için vatandaş mağdur oluyor ve gıda enflasyonu yaşanıyor” dedi.
Solakoğlu son olarak ise, “Türkiye gerçekten bir su kısıtıyla karşı karşıya. Türkiye’de ancak su var. Suyun nasıl dağıtılması gerektiğiyle alakalı bir sıkıntı var. Çılgın proje yapılması illaki gerekirse ben İç Anadolu’ya su getirirdim. Yani yollar, köprüler, boğazlar bir şeyler yerine gerçekten İç Anadolu topraklarını suyla buluşturur, kapalı sistem sulamayla beraber büyük bir üretim potansiyeline kavuşurduk.
Bir sıkıntı da meralarımızın düzgün kullanılmaması. Yani mera ıslahları düzgün yapılsa şu anda ortalamalarda mevcut birim metrekare başına dört katı daha fazla ot alma şansımız var her yerde. Çankırı için de bu geçerli, Erzurum için de bu geçerli” dedi.
CHP İl Başkanlığı’ndaki basın toplantısının ardından CHP Tarım ve Orman Politikaları Kurulu Başkanı Sencer Solakoğlu ve CHP İl Başkanı Galip Ağaoğlu ile partililer ilçe ziyaretlerine başlad

